2 Eylül 2011 Cuma

Son okuduklarım



Henry genlerinde taşıdığı bir bozukluk nedeniyle zamanda yolculuk edebilen biridir. Zamanda yolculuk etmek bazen iyi bazen kötü görünse de hayatını zorlaştırır. Yolculuk sırasında yanında hiçbir şey götüremediğinden gittiği zamanda çırılçıplak, beş parasız kalan Henry para çalmakta, kilitleri açmakta uzmanlaşmıştır. Hayatı hiç bir zaman normal değildir. İşi, çevresindeki kişiler, yaşadığı ilişkiler… Henry bunlarla baş etmeye çalışırken, bir gün kütüphanede çalıştığı sırada onu tanıdığını söyleyen bir kızla karşılaşır, Clare.
Konusu bakımından ilginç bir kitaptı.



Silahlı bir adamın, karısını ve oğlunu rehin aldığı ihbar edilir. Komşular silah sesleri duyar. Evden gürültüler gelmektedir. Boston emniyet teşkilatı ayaktadır. Olay yerine ilk gelen keskin nişancı Bobby Dodge'un tek başına namlunun arkasından seyrettiği, sıradan bir karı-koca kavgası mı, yoksa ustaca tezgâhlanmış bir oyun mudur? Öfkeli kocanın parmağı tetikte kenetlenmişken memur Dodge'un karar vermek için zamanı daralmaktadır.
Zaman geçirmek için okunabilecek türden bir kitap.






İki kadın arasındaki dostluğun anlatıldığı duygusal, sürükleyici bir kitap.



Sevdiği adamı kaybeden bir kadının, hayatına kaldığı yerden devam edebilme öyküsü.Fazla iz bırakmadı ama sürükleyici diyebilirim.


Dr. Clare Elliot oğlu Noah’ı metropolün tehlikelerinden korumak ve babasının ölümünden sonra yaşadığı bunalımlardan kurtarmak için sessiz ve güvenli bir yer olan Locust gölünün kenarındaki Tranquility kasabasına yerleşmeye karar verir. Kışın yaklaşmasıyla birlikte işlerin göründüğü kadar kolay olmadığını fark eder. Kendi hastalarından olan Taylor Darnell’ın okulda gerçekleştirdiği katliamla olaylar kötü gitmeye başlar. Bu olayda çocuğun babası ve doktoru Clare’i suçlar ve birileri kasabadaki hastalara Clare’i suçlayan mektuplar gönderir.
Clare’in bulduğu bir kemik parçasından yüz yıl önce işlenen cinayetler ortaya çıkar. Kasabanın elli yılda bir işlenen cinayetlerin varlığının ortaya çıkmasıyla gölden yayılan bir hastalığın buna neden olduğunu düşünen Clare bu hastalığı bulmak için uğraşmaya başlar. Kasabanın şerifi Lincoln Kelly gittikçe artmakta olan şiddet olaylarınla uğraşırken Clare’in de araştırmalarında yardımcı olur. Aralarında ki iş birliği yakınlaşmalarına neden olur.
Sürükleyici, kendini çabuk okutan kitaplardan.





Bayram da bitti..


Uzun süren tatilimin sonlarına yaklaştım. Yakında seminer dönemi başlayacak. Yine dolu dolu yorucu bir sene beni bekliyor.Bu sene ikinci sınıf oldu miniklerim. Kendi temellerini attığım sınıfımla devam edecek olmak çok güzel.
Tatil çok güzel geçti bu sene. İlk defa atanma stresi olmadan bir tatil geçirdik eşimle. Bol bol gezdik, yeni yerler keşfettik. Tatilden resimlere de yer vereceğim, unutmak istemiyorum:)

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Güzel Ramazan...

Tatilin koşturmalı, gezmeli kısmı bitti. Evimizdeyiz. Hayırlara vesile olsun bu güzel Ramazan ayı. Dualarımız kabul olsun, herşey güzel olsun inşallah!

1 Temmuz 2011 Cuma

Tatil Başlıyor!


Tatil bizim için başladı artık. Çok uzun ve yorucu bir seneydi benim için. Yazacak çok şeyler oldu ama yorgunluktan yazamadım.
Mini mini birlerim çalışkan iki oldular; Ben kadroya geçtim, sözleşmeli kölelikte bitti çok şükür... Şimdi tatil zamanı. Yarın yola çıkıyoruz Allah'ın izniyle bol bol gezeceğiz bol bol dinleneceğiz.

20 Ekim 2010 Çarşamba

Minnakbirlerim

İstiklal Marşını kim yazmış?
--Zübeyde hanım.
--Abdullah Gül
--Atatürk ( Bu cevap kabul edilebilir ama diğerlerine çok güldüm)

15 Ekim 2010 Cuma

Güzel cumartesi...


Hafta sonlarını sevmeyen yoktur herhalde. İnsanın kendine vakit ayırabildiği nadir zamanlardır ne de olsa..Çok şey yapmak isterim bu günlerde ama genelde hafta içi yorgunluğumdan fazla bişey yapamam:)
Eşimle yeni evimizde, yeni okullarımızda yepyeni bir sayfa açtık. Çok sıkıntı çektik ama çileğiminde dediği gibi sabrettik. Zaten hayat bir sabır imtihanıdır ancak sabredenler kazanır. Her istediğimize hemen sahip olsaydık, hiçbir şeyin tadı da olmazdı diye düşünüyorum. Mesela benim hiç aklımda yoktu memleketimde yaşamak hayalini bile kurmuyordum çünkü olma olasılığı çok düşüktü... ama oldu.Rabbim çektiğimiz sıkıntıları görüyor ve mükafatını da veriyor. Sadece biraz sabır göstermek ve dua etmek gerekiyor.
Bu güzel cumartesi dolu dolu geçsin ve hemen bitmesin:)Sayfamın bir numaralı okuyucusu, yorumlayıcısı sana da günaydın ve gözün aydın diyorum. Yine sana malzeme çıktı, hadi hayırlısı:))

3 Haziran 2010 Perşembe

Okula gitme macerası


Okula gitmenin de macerası mı olur demi? Bu gün sabah okula gitttik bir de ne göreyim okul yolu yarılmış ,yol mol kalmamış. İşçiler, hocam yukarıda düz bi yol var oradan gidin dedi. Ben de koyuldum bilmediğim yola. Az gittim uz gittim dere tepe düz gittim kocaman bir yokuş çıktım. Öğrencilerimin merdiven dediği dik yamaçtan kaya kaya indim. (Burada çocuklardan yardım almasaydım, çığda yuvarlana yuvarlana büyüyen bir kar yumağı misali yerde bulurdum kendimi eminim:)) Sonrasında 3-4 tane duvara tırmandım en göz alıcı akrobasi hareketleriyle kendimi okul duvarından aşağı attım. Okula vardığımda sıra mıra kalmamıştı tabi. Üzerim toz içinde, terden sırılsıklam müdüre günaydın dedim... Bi bakışı vardı hiç unutmayacağım hani:))

Allahtan dönüşte yolu biraz olsun düzeltmişlerdi de kanatlarımı kullanmak zorunda kalmadım:) Hayatımda ilk defa düz yolda yürümenin ne kadar güzel bişey olduğuna şükrederek günümü tamamladım...