kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2013 Perşembe

Bitti




'' Ünlü bir psikiyatrist merakı yüzünden kış uykusundaki canavarı uyandırır ve insan avının başlamasına sebep olur… Genç ve güzel bir kadın sevdiği adamı korumak için ruhunu şeytana satar… Ve polisler; büyük bir yapbozun parçaları gibi birbiriyle alakasız görünen cinayetleri çözmek için katile adım adım yaklaşan tek kişinin peşine düşerler…''

Başta okurken biraz sıkıldım ama sonlarına doğru heyecan arttı. Polisiye gerilim sevenler için güzel bir kitap. 



''Silvana ve Janusz, yeni evli bir çifttir ve bu mutlu evliliklerini bir bebekle taçlandırmışlardır. Ancak II. Dünya Savaşının başlayıp Varşova sınırlarına kadar ulaşmasıyla, o huzurlu günler de geride kalır. Janusz, ülkesini savunmak için Polonya birliklerine katılırken, Silvanaya da küçük oğlunu korumak adına tüm zorluklarla mücadele etmek düşer.

Aradan geçen kâbus dolu altı yılın ardından Silvana, sekiz yaşındaki oğlu Aurek ile birlikte bir deniz yolculuğuna çıkar. Janusz, onların Polonyadan İngiltereye gelmelerini istemiştir. Artık barışın hüküm sürdüğü topraklarda yeniden bir arada olacaklardır. Bir aile hayali ise Silvananın biricik oğlu Aurek için gerçekleştirmek istediği tek şeydir. 


Fakat ne Silvana ne de Janusz, eskiden oldukları kişilerdir artık. Mutlu bir aile tablosu çizmeye çalıştıkları her an, beraberinde getirdikleri sırların ağına takıldıklarının farkındadırlar. Ya umuda yelken açıp bu sır ağından birlikte kurtulacaklardır ya da onun kendilerini dibe çekmesine göz yumacaklardır. ''


Kitap hüzünlüydü. Çok çabuk bitirdiğim kitaplardan biri oldu. İlişkilerde dürüstlüğün önemini vurguluyor.

10 Şubat 2013 Pazar

Yakında okunacaklar


  • Gelin Koleksiyoncusu
  • 22 Britanya Yolu
  • Yedinci Gün

8 Şubat 2013 Cuma

Kitaplarım


  1. İki Cami Arasında Aşk
  2. Piruze
  3. Nar Ağacı
  4. Deli Kurt
  Bu kitapları kasımda okudum. Ayda dört kitap okuyabildiğim zamanları verimli geçirmiş sayıyorum
  İki Cami Arasında Aşk' ı çabuk okudum ancak çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Piruze 'nin başına gelenleri okurken üzüldüm,akıcı bir kitaptı.
   Nar Ağacı , son zamanların en güzel kitaplarından biri.
Deli Kurt sürükleyiciydi ancak sonunu beğenmedim.Başka türlü bitsin isterdim.
 Aralık Ayı Kitaplarım:
  1. Gizli Anların Yolcusu
  2. Yusuf ile Züleyha
  Gizli Anların Yolcusu konusu itibariyle okuduğum ilk kitaptı sanırım son olacak. Kitap sürükleyici ama Ayşe Kulin'in diğer kitaplarından aldığım tadı alamadım. Yusuf ile Züleyha Nazan Bekiroğlu anlatımıyla güzeldi.

Ocak Ayı Kitaplarım:
  1. Kış Bahçesi
  2. Cerrah
  3. Kayıp Sembol
    Kış Bahçesi başlarda biraz sıkıcı sonrasında elimden bırakamadığım hüzünlü bir hikayeyi anlatıyor. Bir anne ve iki kızının ilişkisinden bahsediyor. Çok beğenmedim ama okuduğuma da pişman olmadım.
    Kayıp Sembol romanındaki bazı düşünceler benim düşünce yapıma uymadığı için beğenmedim. Yazarın diğer kitaplarını daha severek okumuştum.
    Cerrah sürükleyici,  polisiye gerilim sevenler için ideal kitaplardan.

Şubat Ayı Kitaplarım:
  1. Mart Menekşeleri
  2. Gördüğüne Asla İnanma
   Mart Menekşeleri akıcı, film tadında bir kitaptı. Romanda bir kadının anlamadan dinlemeden aldığı kararlar ve hayatının bu kararlar neticesindeki değişimi anlatılıyor. Kendimize ders çıkarabileceğimiz bir kitap diyebilirim.
   Gördüğüne Asla İnanma kitabı henüz bitmedi.Umarım bu ay bitmeden listeye birkaç kitap daha ekleyebilirim..

2 Eylül 2011 Cuma

Son okuduklarım



Henry genlerinde taşıdığı bir bozukluk nedeniyle zamanda yolculuk edebilen biridir. Zamanda yolculuk etmek bazen iyi bazen kötü görünse de hayatını zorlaştırır. Yolculuk sırasında yanında hiçbir şey götüremediğinden gittiği zamanda çırılçıplak, beş parasız kalan Henry para çalmakta, kilitleri açmakta uzmanlaşmıştır. Hayatı hiç bir zaman normal değildir. İşi, çevresindeki kişiler, yaşadığı ilişkiler… Henry bunlarla baş etmeye çalışırken, bir gün kütüphanede çalıştığı sırada onu tanıdığını söyleyen bir kızla karşılaşır, Clare.
Konusu bakımından ilginç bir kitaptı.



Silahlı bir adamın, karısını ve oğlunu rehin aldığı ihbar edilir. Komşular silah sesleri duyar. Evden gürültüler gelmektedir. Boston emniyet teşkilatı ayaktadır. Olay yerine ilk gelen keskin nişancı Bobby Dodge'un tek başına namlunun arkasından seyrettiği, sıradan bir karı-koca kavgası mı, yoksa ustaca tezgâhlanmış bir oyun mudur? Öfkeli kocanın parmağı tetikte kenetlenmişken memur Dodge'un karar vermek için zamanı daralmaktadır.
Zaman geçirmek için okunabilecek türden bir kitap.






İki kadın arasındaki dostluğun anlatıldığı duygusal, sürükleyici bir kitap.



Sevdiği adamı kaybeden bir kadının, hayatına kaldığı yerden devam edebilme öyküsü.Fazla iz bırakmadı ama sürükleyici diyebilirim.


Dr. Clare Elliot oğlu Noah’ı metropolün tehlikelerinden korumak ve babasının ölümünden sonra yaşadığı bunalımlardan kurtarmak için sessiz ve güvenli bir yer olan Locust gölünün kenarındaki Tranquility kasabasına yerleşmeye karar verir. Kışın yaklaşmasıyla birlikte işlerin göründüğü kadar kolay olmadığını fark eder. Kendi hastalarından olan Taylor Darnell’ın okulda gerçekleştirdiği katliamla olaylar kötü gitmeye başlar. Bu olayda çocuğun babası ve doktoru Clare’i suçlar ve birileri kasabadaki hastalara Clare’i suçlayan mektuplar gönderir.
Clare’in bulduğu bir kemik parçasından yüz yıl önce işlenen cinayetler ortaya çıkar. Kasabanın elli yılda bir işlenen cinayetlerin varlığının ortaya çıkmasıyla gölden yayılan bir hastalığın buna neden olduğunu düşünen Clare bu hastalığı bulmak için uğraşmaya başlar. Kasabanın şerifi Lincoln Kelly gittikçe artmakta olan şiddet olaylarınla uğraşırken Clare’in de araştırmalarında yardımcı olur. Aralarında ki iş birliği yakınlaşmalarına neden olur.
Sürükleyici, kendini çabuk okutan kitaplardan.





2 Haziran 2010 Çarşamba

Ben de istiyorum






Ne güzel kitaplıklar... İnsanın bol bol kitap alası geliyor.

28 Mayıs 2010 Cuma

Ejderha Dövmeli Kız

Son günlerde okuduğum kitaplardan biri. İlk başlarda biraz sıkıldım ama sonrasında elimden bırakamadım. Heyecan ve gizem sarıyor, bir solukta bitiyor 650 sayfalık kitap. İkincisi ve üçüncüsü de varmış ancak dilimize çevrilmemiş diye duydum.

7 Haziran 2009 Pazar

AŞK...


'' Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.'' (Birinci Kural)


''Hak Yolu'nda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil! (İkinci Kural)


GÖNLÜ GENİŞ VE RUHU ZENGİN SUFİ MEŞREPLİLERİN KIRK KURALINDAN İLK İKİSİ..


''AŞK'' Kitabına bugün başladım. Son zamanlarda artık iyice yıpranan sinirlerimi biraz olsun yatıştırdı. Umarım bir an önce bu hafta biter ve ben gerçek evime ,kendimi gerçekten ait hissettiğim yere, gidebilirim...

28 Şubat 2009 Cumartesi

Okuduklarım ve okumak için aldıklarım...

'Alacakaranlık 'bu serinin ilk kitabıydı. Sürükleyici bir kitap. Konusu biraz fantastik. Bella adlı kızın Edward adındaki vampire aşkını anlatıyor.
Serinin ikinci kitabı olan ' Yeniay' hikayeye kurt adamların katılmasıyla devam ediyor. Yani bu kızın hiç normal arkadaşı olamayacak galiba:)
Serinin üçüncüsü 'Tutulma' ve bu kitapta neler oluyor henüz bilmiyorum...

Bu kitapları da yeni aldım henüz okumadığım için yorumlar sonra...





Umut , Ayşe Kulin'in daha önceki kitabı Veda'nın devamı niteliğindeymiş. Veda Osmanlının son dönemlerini ve bir konakta yaşayan ailenin hikayesini anlatıyordu. Beğenmiştim.


Bu kitaba yapılan yorumları okudum ,çok beğenilmiş. Romanda iki kadının kesişen yaşamları ve dostluklarının öyküsü anlatılmış.







9 Şubat 2009 Pazartesi

Biraz ondan biraz bundan...

Alacakaranlık şimdilerde filmi de çıkmış olan kitabın birincisi. Yeni aldım henüz okumadım. Sararsa diğerlerini de alacağım. Filmi seyretmeden kitabı okumak istiyorum çünkü herzaman kitapları filmlerinden daha etkileyici bulmuşumdur. Yorumlar okuduktan sonra:)

Bu kitap serinin sekizinci kitabı. Kitapçıda gezinirken tesadüfen gördüm ve hemen aldım. Ne de olsa Serra benim arkadaşım gibi olmuştu adeta. Yer yer güldüren yer yer hüzünlendiren ,espirili anlatımıyla İpek Ongun benim okul yıllarımda önemli bir yer tutmuştur.Bu kitabını iki günde bitirdim güzeldi tavsiye edilir...


Ve.....Dün dinlediğim ve çok beğendiğim şarkı.

Sevgililer gününde,
Kalbin atar kalbimde
Benim için ağlayan sevgilim nerde?
Sevgililer gününde yüzüklerim cebimde
Ben yıllardır evliyim sensizlikle....

''Emirkan, Demet Akalın'' düeti süper olmuş. Ayrılık ve hüzün kokan bir şarkı.. Allah kimseyi sevdiğinden ayrı bırakmasın. Yalnızları da buluştursun sevgi dolu kalplarle...










23 Aralık 2007 Pazar

selamlar...


Bayramı da bitirdik sonunda.Yeni bir hafta başlayacak. Dün Çilekle beraberdik. Gerçekten keyifli ve güzel bir gün geçirdik:)
Yarın okulumdaki son günüm.Çocuklarımdan nasıl ayrılacağım bilmiyorum. Aklıma geldikçe içim sızlıyor.Sanırım bu hafta benim için oldukça stresli ve yoğun geçecek.Umarım benim için de herkes için de güzel bir hafta olur...
Çilekçim bu arada 'Babil köpekleri'kitabını bugün bitirdim. İlk başlarda durağan ortalarına doğru merak uyandıran bir kitap. Tamamlamak çok kolay oldu. Ben beğendim sana tavsiye ettiklerim arasına koyabilirsin:) Ayrıca kitapta değişik fikirler yer alıyor.