31 Mart 2009 Salı

Sahip olduğum en güzel şeye...


Bir martı çığlığında buldum aşkı,
Bir rüzgar sesinde,
Umudun kaybolduğu yerde,
Senin ikliminde...

Yaralı bir ceylanın ürkek yüreği gibi,
Annenin evladına ağlaması gibi,
Hasret kokan baharlar gibi,
Senin ikliminde...

Hani bir özlem taşır ya yağmurlar
Islak topraklara
Memleket gibi, vatan gibi güzel
Senin ikliminde...

Şimdi sana çıkıyor tüm bildiğim yollar
Rüzgar seni söylüyor
Umut seni söylüyor
Hiç üşütmeyen, içimi ısıtan
Bahar kokan, memleket kokan ikliminde...

Sana söylüyorum sevdiğim
Sana yanıyorum sevdiğim
Bir tek sana inanıyorum
Seni Seviyorum...
Beni de ısıtırmısın ikliminde?

M.A 06.05.2008

Minnoş Kuzu:)


Güne yorgun başladım ama şimdi iyi hissediyorum. Güneşin ışıkları içime işledi yol boyunca. Sanırım havaların iyi olması benim moralimi çok fazla etkiliyor. Mutlu hissediyorum bugün. Tabi eşimin gelme gününün yaklaşmasının da etkisi var bunda.

Bugün okulun bahçesine kuzu gelmişti. Ders anlatırken camdan gördüm. Tutturdum seveyim kuzuyu diye. Öğrencim Zehra da becit becit koştu kucakladı kuzuyu getirdi. Tabi anası da arkasından koştu:)

Kuzucuk çok şirindi sevmeye doyamadım. Annesi de bağırıyordu arkasından... me.....me... elleme...der gibiydi sanki:) Hayvanları çok seviyorum. Çocuklarda ne bulsalar getiriyorlar okula:) Geçenlerde yavru baykuş getirmişlerdi, çok şaşırdım! Hiç canlısını görmemiştim. O bile başta çok ürkütücü gelmişti ama başını okşamamla bakışları hemen yumuşadı. Her canlı sevilmek istiyor...

Bugün Fen dersinde öğrencim Mesut'a sordum.'' Mesut bir balığı hayal et, vücudu neyle kaplı?''
Düşündü düşündü kılla kaplı öğretmenim dedi:) Sen hiç kıllı balık gördün mü Mesut? dedim. Sonra gülmeye başladı yok öğretmenim dedi. Tabi tüm sınıf koptuk o an. Neyse aklının bi köşesine yazdı bulursa o balığı hemen getirecek:)

Benim sevdiğim kuzu çok tatlıydı. Fotoğraf makinem yanımda olmadığı için çekemedim resmini. Bu resmi google dan buldum. Belki başka sefer kendi çektiğimi koyarım:)

30 Mart 2009 Pazartesi

Ailemi Özledim!


Bugün dönemin bitmesine kaç gün kalmış diye saydım. 74 gün buldum:( Zaman sevdiklerinle olunca çok hızlı, ayrıyken de çok yavaş geçiyor..
Bazen çok yorulduğumu hissediyorum. Moral vermeye çalışıyorum kendime ama olmuyor sanki.
Özellikle bu aralar ortamlar da çok gergin. İnsanlar sinirli tahammülsüz. Gereksiz kırgınlıklar, gerginlikler yaşanıyor sıkça. Ve ben çok yorgun hissediyorum. Etrafımdakiler biraz daha yardımcı olabilse bana çok sevineceğim galiba. Okulun sorunlarından da bıktım! Evime gitmek istiyorum, Siirt'i terk etmek istiyorum. Annemi, babamı, kardeşlerimi ve aşkımı çok özlüyorum...

28 Mart 2009 Cumartesi

Aşık kedicikler...


Tatil dinçliği kısa sürdü herzamanki gibi.. Yol beni çok yoruyor. Akşamları tavuk gibi erkenden yatıyorum ve sabahları yine erkeden kalkıyorum..

Bu hafta sonu güzel olacak , pazartesinin de tatil olmasına sırf yol gitmeyeceğim diye çok seviniyorum. Değişik bişeyler yapmak istiyorum, kendime vakit ayırmak istiyorum...

Ve altı gün sona aşkım gelecek düşündükçe mutlu oluyorum. Gerçi iki gün kalıp dönecek ama olsun bu da bana yeter.

Kitaplardan ''Yeniay, Tutulma ve Bin Muhteşem Güneşi'' bitirdim. Güzeldi okumak isteyenlere tavsiye edilir.

Bu aralar hep kötü şeyler oluyor. Kazalar, ölümler kavgalar... Canım sıkılıyor. Allah beterinden saklasın diyorum. Biraz morale ihtiyacım var galiba...

Hepsiburadada bu bardakları gördüm çok hoşuma gitti. İçine sıcak su koyunca resmi değişiyor. Ben de mi alsam acaba!

1 Mart 2009 Pazar

Yokluğumda yaşanılanlar...


Ben yokken:

Sınıfımın camı kırılmış. (Senenin başından beri kaç kez cam taktırdık sayısını unuttum!)

Öğretmenler odasına bıraktığım patiklerim üstün bir çaba gösterilerek uhuyla birbirine yapıştırılmış:)

Servisimiz değişmiş...

Çocuklar beni çok özlemiş (tenefüse bile çıkarmıyorlar)

Canım arkadaşım Mukadder, içinde adı geçen bir şarkı bulmuş. (ah Mukadder ah Mukadder...)Serviscek dinliyoruz:)

Kapıcımız değişmiş...(Artık daha çok ısınıyorum)

Bol bol yağmur yağmış, ki halen yağıyor..

Herkes rejime başlamış:)

Bir dolu evrak birikmiş.(Benim evraklarımı almayı unutmuşlar.. Bu da demek oluyor ki bir dahaki sefer mebe gittiğimde iki kat evrak kaydı yapacağım:(

Fareden ses soluk yok.. Arada ziyarete geliyormuş!!! Okulda kedi beslemek lazım:)

Küsler barışmış. ( Yaşasın! )

Sanırım başka bişey olmamış. Şimdilik bu kadar:)


(not: resimlerin bazısı googledan alınmıştır)