20 Ekim 2010 Çarşamba

Minnakbirlerim

İstiklal Marşını kim yazmış?
--Zübeyde hanım.
--Abdullah Gül
--Atatürk ( Bu cevap kabul edilebilir ama diğerlerine çok güldüm)

15 Ekim 2010 Cuma

Güzel cumartesi...


Hafta sonlarını sevmeyen yoktur herhalde. İnsanın kendine vakit ayırabildiği nadir zamanlardır ne de olsa..Çok şey yapmak isterim bu günlerde ama genelde hafta içi yorgunluğumdan fazla bişey yapamam:)
Eşimle yeni evimizde, yeni okullarımızda yepyeni bir sayfa açtık. Çok sıkıntı çektik ama çileğiminde dediği gibi sabrettik. Zaten hayat bir sabır imtihanıdır ancak sabredenler kazanır. Her istediğimize hemen sahip olsaydık, hiçbir şeyin tadı da olmazdı diye düşünüyorum. Mesela benim hiç aklımda yoktu memleketimde yaşamak hayalini bile kurmuyordum çünkü olma olasılığı çok düşüktü... ama oldu.Rabbim çektiğimiz sıkıntıları görüyor ve mükafatını da veriyor. Sadece biraz sabır göstermek ve dua etmek gerekiyor.
Bu güzel cumartesi dolu dolu geçsin ve hemen bitmesin:)Sayfamın bir numaralı okuyucusu, yorumlayıcısı sana da günaydın ve gözün aydın diyorum. Yine sana malzeme çıktı, hadi hayırlısı:))

3 Haziran 2010 Perşembe

Okula gitme macerası


Okula gitmenin de macerası mı olur demi? Bu gün sabah okula gitttik bir de ne göreyim okul yolu yarılmış ,yol mol kalmamış. İşçiler, hocam yukarıda düz bi yol var oradan gidin dedi. Ben de koyuldum bilmediğim yola. Az gittim uz gittim dere tepe düz gittim kocaman bir yokuş çıktım. Öğrencilerimin merdiven dediği dik yamaçtan kaya kaya indim. (Burada çocuklardan yardım almasaydım, çığda yuvarlana yuvarlana büyüyen bir kar yumağı misali yerde bulurdum kendimi eminim:)) Sonrasında 3-4 tane duvara tırmandım en göz alıcı akrobasi hareketleriyle kendimi okul duvarından aşağı attım. Okula vardığımda sıra mıra kalmamıştı tabi. Üzerim toz içinde, terden sırılsıklam müdüre günaydın dedim... Bi bakışı vardı hiç unutmayacağım hani:))

Allahtan dönüşte yolu biraz olsun düzeltmişlerdi de kanatlarımı kullanmak zorunda kalmadım:) Hayatımda ilk defa düz yolda yürümenin ne kadar güzel bişey olduğuna şükrederek günümü tamamladım...

2 Haziran 2010 Çarşamba

Ben de istiyorum






Ne güzel kitaplıklar... İnsanın bol bol kitap alası geliyor.

Huzur


Çok bunaldım bu aralar. Sıcaklar da bastırdı. Sıcaklık arttıkça benim sinir katsayım da artıyor sanki..Bir an önce tatil olsa. Sakin bir yerlere gidebilsem, Çileğim de yanımda olsa eskiden olduğu gibi bol bol sohbet etsek, filmlere gitsek, beraber kitaplar okusak, çay keyfi yapsak ne güzel olurdu değil mi çilek hanım?

31 Mayıs 2010 Pazartesi

israilin katliamı

Nasıl bir insanlık bu... Dehşet içindeyim. Aklım, kalbim olanları algılayamıyor. Bu yapılanlar inşallah israilin yanına kalmaz. En kısa vakitte hakettiklerini bulurlar...

28 Mayıs 2010 Cuma

Arnavut Ciğeri


Yarım kilo ciğer temiz bir kağıdın üzerine konur. Üzerine kokusunu gidermek için 1 çorba kaşığı sirke dökülür. Diğer bir kağıtta bir avuç un yarım çay kaşığı karbonatla harmanlanır. (Bu ciğerlerin yumaşak olmasını sağlıyor. Aynı zamanda ciğerlerin yıkanmaması gerekiyor yoksa sertleşiyor) Sonra ciğerleri una bulayıp kızgın yağa atıyoruz 3 dk pişiriyoruz. 3dk'dan fazla pişirmek de sertleşmesine neden oluyor. Önceden doğradığımız ve kızarttığınız küp küp patateslerin üzerine koyup servis ediyoruz. (Ciğerin tuzunu ve baharatlarını piştikten sonra katıyoruz özellikle tuzunu )

Bu tarifi internetten aldım. Deniz Hanıma çok teşekkür ediyorum. Eşim çok beğendi ben de hiç sevmememe rağmen biraz yiyebildim. Ciğer tadını fazla almadım, denemenizi tavsiye ederim.

Ejderha Dövmeli Kız

Son günlerde okuduğum kitaplardan biri. İlk başlarda biraz sıkıldım ama sonrasında elimden bırakamadım. Heyecan ve gizem sarıyor, bir solukta bitiyor 650 sayfalık kitap. İkincisi ve üçüncüsü de varmış ancak dilimize çevrilmemiş diye duydum.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Dondurma yemenin püf noktası


Bugün Ender Saraç'tan öğrendiğim yararlı bilgileri unutmamak adına bloğuma ekliyorum. Dondurma yerken kilo almak istemiyorsak ara öğünlerde ya da aç karna olmak kaydıyla 2 top dondurma yiyoruz. Hangi çeşit dondurmanın kaç kalori olduğu kanald.com.tr/doktorum adresinde var. Benim özellikle ilgimi çeken çilekli dondurma ve sütlü dondurma oldu. Dondurmanın tek başına zararı yok ama onu külahla yemek ekstradan kalori demek. Normal külahta 70 kalori, kornet külahlarında 300 civarında kalori bulunmaktaymış. Bundan sonra haftada iki kere iki top dondurmayı külahsız olarak gönül rahatlığıyla yiyebiliriz:)

Yine kiraz, erik ,vişne ve çileğin çok çok yararlı olduğunu zayıflamaya da yardımcı olduğunu öğrendim. Özellikle çileğin üzerindeki sarı tanecikler çok yaralıymış.

Çok ağır yemeklerden sonra yenen 3-4 dilim ananasın hazmettirici olduğunu, ananasın selülit giderici özelliğinin bulunduğunu, günde 1 adet kabuklarıyla beraber yenen salatalığın meme kanserini önlediğini, taze naneyi ve yeşil elmayı koklamanın iştah kestiği gibi yaralı bilgileri de öğrenmiş oldum.

Bu arada ben adaçayını çok severim. Onunla ilgili de bir bilgi var. Adaçayı 4 dk dan fazla demlendiğinde zararlı etkileri ortaya çıkıyormuşa, bu da aklımızın bi köşesinde kalsın...
Yeni doğum yapmış bayanlar için de :
Susam yağı ile göğüslere yapılan 3-4 dakikalık masaj ( sabah -öğle-akşam ) süt kanallarının açılmasını sağlıyor apse oluşumunu da önlüyormuş. Yine doğumdan 40 gün sonra (sezeryan veya normal doğum) hafif egzersizlere başlanabilirmiş (yürüyüş,yüzme...) ancak yoga, pilates gibi karın ve rahmi geren hareketlere 4 ay gibi bi zamandan sonra başlamak daha doğru olurmuş. Tabi bu konularda doktorumuza danışarak bir program belirlemek daha faydalı olur.

9 Mayıs 2010 Pazar

Canım Annem


Dünyanın en tatlı ,

en anlayışlı,

en affedici,

en duygusal ,

en sıcak,

insanları, annelerimizin,

anneler gününü kutluyorum...


7 Mart 2010 Pazar

İyileşmek istiyorum...


Bugün yine hasta oldum. Burnum akıyor, boğazım acıyor. Ne oldu bana böyle bilmiyorum! Okadar çok hastalanıyorum ki...Artık doktora gitmeye bile utanıyorum. Bağışıklık sistemim kuvvetlensin diye vitamin alıyorum. Hem de sabah akşam, yok o da banamısın demedi..

Sabahtan beri evdeyim, yatıp duruyorum. Canım hiç bişey yapmak istemiyor. Yarın da okul. Umarım bir an önce düzelirim...

Okul ve 45 canavarım beni bekliyor. Yeni sınıfımda 45 öğrencim var ve gerçekten çok uğraştırıcı çocuklar. Sorunlu bir bölgede yaşıyoruz. Benim önceki kuzulara benzemiyorlar. Gerçekten çok sabırlı olmam gerekiyor. Burada verilmesi gereken en önemli şey sevgi. Çocukları toparlayabilmek, onlara güzel şeyler kazandırabilmek en büyük amacım.İnşallah başarılı olurum.

25 Şubat 2010 Perşembe

Kararnamen nerde:))


Sonunda bitti, iki yıllık yol, birleştirilmiş sınıf, müdür yetkililik macerası ve can sıkıcı kişiyle (o kendini bilir) aynı ortamda bulunma zorunluluğu burada sona erdi. Bugün Eruh yolculuğuma son noktayı koydum. Sabahtan beri koşturmaca içindeydim. Eruh'a gittim ilişiğimi kestim. O da ayrı bir macera dün aradım ilçeyi, benim kararname geldi mi diye sordum. Aldığım cevap :Geldi ama nerde bilmiyoruz. Buyur burdan yak... Geldiğini biliyorsun da nerde olduğunu nasıl bilmiyorsun? Neyse.. İçimden sabır çekerek, bugün il milli eğitimin yolunu tuttum, tekrar kararname çıkarttım ve doğruca ilçeye. Oraya gider gitmez 'Kararnamen nerde? ' sorusuyla karşılaştım:))

İlişiğimi kestim, tekrar merkeze. Eşimle beraber yeni okulama gittik. Müdürümü, yeni sınıfımı gördüm. Okulu beklediğimden çok daha iyi buldum. Sınıfım da sevimli. Dörtlere gireceğim bu dönem. Büyük okul olduğu için branş öğretmenleri var. Dolayısıyla boş derslerim de olacak. Evimin önünden arabayla 5 dakikada okuldayım:)) Çok şükür rabbime bugünleri görmek de varmış. Yarın yeni okulumda ilk günüm. Güzel bir başlangıç yaptık 2010' a; umarım hep böyle devam eder...

23 Şubat 2010 Salı

2010 Şansı


Daha önce 2010 yılının herkese şans getirmesini dilemiştim. 2010 ilk güzel haberini getirdi bile. Süpriz bir ek atama yapıldı ve ben il merkezine atandım. İki yıldır süren yorucu çile bitti sonunda. Artık bende normal bir tempoda yaşamımı sürdürebileceğim inşallah.

Bir yandan seviniyorum bi yandan da üzülüyorum elbette. Birinci sınıflarımı bırakmak çok zor geldi. Onlarla kurulan bağ çok farklı oluyor. Umarım benden sonra gelecek öğretmen pıtırcıklarıma çok iyi bakar, umarım yeni okul ortamım çok güzel olur, normal bir tempoda sorunsuz bir hayatım olur inşallah...

10 Ocak 2010 Pazar

Bebişim Fıstık


Bu aralar çok stresli olduğum için kendime yeni bir arkadaş edinmeye karar verdim. Yeni bebişim, oğluşum fıstık. Alalı bir kaç gün oldu ama şimdiden alıştık birbirimize. Bıcırım fıstığı burdan göerbilirsin. Enişten ona Osman diyor, ama ben daha çok oğluşum diye seviyorum onu:)

Tarçınlı cevizli kurabiye


Bugün yaptım çok güzel oldu. Uydurma bir tarif olduğu için hemen yazalım unutmayalım:)

Malzemeler:
125 gr margarin
1 çay b. sıvıyağ
2 yumurta (birinin akı üzerine ayrılacak)
1 çay b. yoğurt
1 çay b. nişasta
9 yemek k. şeker
Aldığı kadar un (yumuşak bir hamur olacak)
1 pk kabartma tozu ve vanilya
2 çay k. tarçın

Üzeri için:
Robatta çekilmiş ceviz ve hindistan cevizi

Tüm malzemeleri karıştırıp hamur yapıyoruz. Hamurumuzu buzdolabımızda 5-10 dk dinlendiriyoruz. Küçük küçük toplar yapıp önce yumurta akına sonrada cevize batırıyoruz. Küçük kurabiyelerimizi yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine koyup altları pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. Sonrada afiyetle mideye indiriyoruz:)

3 Ocak 2010 Pazar


Canım çok sıkılıyor bu aralar. Hiç bir şey yapasım gelmiyor, pek yazasım da gelmiyor zaten. Yorgunum çok, iki üç günlük tatillerde kesmiyor pek. Vücudum dinlense ruhum dinlenmiyor. Şubat tatilini dört gözle bekliyorum..

Koşturmacalı hayat devam ediyor. Okulda 1.2.3.sınıflarımla uğraşıyorum. Birinci sınıflar canımı çıkartıyorlar resmen. Okuma yazma çalışmalarımız devam ediyor. Hem çok yorucu hem de çok zevkli birinci sınıflara girmek. Bunun dışında kpss ye çalışmaya çalışıyorum. Hem öğretmen hem öğrenci oldum yani .Ama çalışırken tekrar öğrenciliğe dönmek çok zor geldi. Çok verimli de olamıyorum zaten. Bakalım kpss maceramız ne kadar sürecek. İnşallah 2010 bana uğur getirir bir şekilde kadroya geçerim. Ama bu kpss ile olacaksa çok zor olacak, nasıl olacak bilmiyorum:(

Pazar günlerini de sevmiyorum artık ertesi gün zifiri karanlıkta kalkıp okul yollarına düşeceğimi bilmek içimi daraltıyor. Neyse bunları düşünmemek lazım. Şimdi pozitif düşünmem gerek en azından bundan sonra. Şimdi gidip yemek yapacağım daha sonrada belki biraz çalışabilirim. Herkese mutlu haftalar...

1 Ocak 2010 Cuma

'' 2010 ''


Acısıyla, tatlısıyla koca bir yılı daha geride bıraktık. Yeni yılın bana ve tüm sevdiklerime sağlık, huzur ve bol şans getirmesini diliyorum...