3 Haziran 2010 Perşembe

Okula gitme macerası


Okula gitmenin de macerası mı olur demi? Bu gün sabah okula gitttik bir de ne göreyim okul yolu yarılmış ,yol mol kalmamış. İşçiler, hocam yukarıda düz bi yol var oradan gidin dedi. Ben de koyuldum bilmediğim yola. Az gittim uz gittim dere tepe düz gittim kocaman bir yokuş çıktım. Öğrencilerimin merdiven dediği dik yamaçtan kaya kaya indim. (Burada çocuklardan yardım almasaydım, çığda yuvarlana yuvarlana büyüyen bir kar yumağı misali yerde bulurdum kendimi eminim:)) Sonrasında 3-4 tane duvara tırmandım en göz alıcı akrobasi hareketleriyle kendimi okul duvarından aşağı attım. Okula vardığımda sıra mıra kalmamıştı tabi. Üzerim toz içinde, terden sırılsıklam müdüre günaydın dedim... Bi bakışı vardı hiç unutmayacağım hani:))

Allahtan dönüşte yolu biraz olsun düzeltmişlerdi de kanatlarımı kullanmak zorunda kalmadım:) Hayatımda ilk defa düz yolda yürümenin ne kadar güzel bişey olduğuna şükrederek günümü tamamladım...

2 Haziran 2010 Çarşamba

Ben de istiyorum






Ne güzel kitaplıklar... İnsanın bol bol kitap alası geliyor.

Huzur


Çok bunaldım bu aralar. Sıcaklar da bastırdı. Sıcaklık arttıkça benim sinir katsayım da artıyor sanki..Bir an önce tatil olsa. Sakin bir yerlere gidebilsem, Çileğim de yanımda olsa eskiden olduğu gibi bol bol sohbet etsek, filmlere gitsek, beraber kitaplar okusak, çay keyfi yapsak ne güzel olurdu değil mi çilek hanım?

31 Mayıs 2010 Pazartesi

israilin katliamı

Nasıl bir insanlık bu... Dehşet içindeyim. Aklım, kalbim olanları algılayamıyor. Bu yapılanlar inşallah israilin yanına kalmaz. En kısa vakitte hakettiklerini bulurlar...

28 Mayıs 2010 Cuma

Arnavut Ciğeri


Yarım kilo ciğer temiz bir kağıdın üzerine konur. Üzerine kokusunu gidermek için 1 çorba kaşığı sirke dökülür. Diğer bir kağıtta bir avuç un yarım çay kaşığı karbonatla harmanlanır. (Bu ciğerlerin yumaşak olmasını sağlıyor. Aynı zamanda ciğerlerin yıkanmaması gerekiyor yoksa sertleşiyor) Sonra ciğerleri una bulayıp kızgın yağa atıyoruz 3 dk pişiriyoruz. 3dk'dan fazla pişirmek de sertleşmesine neden oluyor. Önceden doğradığımız ve kızarttığınız küp küp patateslerin üzerine koyup servis ediyoruz. (Ciğerin tuzunu ve baharatlarını piştikten sonra katıyoruz özellikle tuzunu )

Bu tarifi internetten aldım. Deniz Hanıma çok teşekkür ediyorum. Eşim çok beğendi ben de hiç sevmememe rağmen biraz yiyebildim. Ciğer tadını fazla almadım, denemenizi tavsiye ederim.

Ejderha Dövmeli Kız

Son günlerde okuduğum kitaplardan biri. İlk başlarda biraz sıkıldım ama sonrasında elimden bırakamadım. Heyecan ve gizem sarıyor, bir solukta bitiyor 650 sayfalık kitap. İkincisi ve üçüncüsü de varmış ancak dilimize çevrilmemiş diye duydum.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Dondurma yemenin püf noktası


Bugün Ender Saraç'tan öğrendiğim yararlı bilgileri unutmamak adına bloğuma ekliyorum. Dondurma yerken kilo almak istemiyorsak ara öğünlerde ya da aç karna olmak kaydıyla 2 top dondurma yiyoruz. Hangi çeşit dondurmanın kaç kalori olduğu kanald.com.tr/doktorum adresinde var. Benim özellikle ilgimi çeken çilekli dondurma ve sütlü dondurma oldu. Dondurmanın tek başına zararı yok ama onu külahla yemek ekstradan kalori demek. Normal külahta 70 kalori, kornet külahlarında 300 civarında kalori bulunmaktaymış. Bundan sonra haftada iki kere iki top dondurmayı külahsız olarak gönül rahatlığıyla yiyebiliriz:)

Yine kiraz, erik ,vişne ve çileğin çok çok yararlı olduğunu zayıflamaya da yardımcı olduğunu öğrendim. Özellikle çileğin üzerindeki sarı tanecikler çok yaralıymış.

Çok ağır yemeklerden sonra yenen 3-4 dilim ananasın hazmettirici olduğunu, ananasın selülit giderici özelliğinin bulunduğunu, günde 1 adet kabuklarıyla beraber yenen salatalığın meme kanserini önlediğini, taze naneyi ve yeşil elmayı koklamanın iştah kestiği gibi yaralı bilgileri de öğrenmiş oldum.

Bu arada ben adaçayını çok severim. Onunla ilgili de bir bilgi var. Adaçayı 4 dk dan fazla demlendiğinde zararlı etkileri ortaya çıkıyormuşa, bu da aklımızın bi köşesinde kalsın...
Yeni doğum yapmış bayanlar için de :
Susam yağı ile göğüslere yapılan 3-4 dakikalık masaj ( sabah -öğle-akşam ) süt kanallarının açılmasını sağlıyor apse oluşumunu da önlüyormuş. Yine doğumdan 40 gün sonra (sezeryan veya normal doğum) hafif egzersizlere başlanabilirmiş (yürüyüş,yüzme...) ancak yoga, pilates gibi karın ve rahmi geren hareketlere 4 ay gibi bi zamandan sonra başlamak daha doğru olurmuş. Tabi bu konularda doktorumuza danışarak bir program belirlemek daha faydalı olur.