8 Şubat 2013 Cuma

Kitaplarım


  1. İki Cami Arasında Aşk
  2. Piruze
  3. Nar Ağacı
  4. Deli Kurt
  Bu kitapları kasımda okudum. Ayda dört kitap okuyabildiğim zamanları verimli geçirmiş sayıyorum
  İki Cami Arasında Aşk' ı çabuk okudum ancak çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Piruze 'nin başına gelenleri okurken üzüldüm,akıcı bir kitaptı.
   Nar Ağacı , son zamanların en güzel kitaplarından biri.
Deli Kurt sürükleyiciydi ancak sonunu beğenmedim.Başka türlü bitsin isterdim.
 Aralık Ayı Kitaplarım:
  1. Gizli Anların Yolcusu
  2. Yusuf ile Züleyha
  Gizli Anların Yolcusu konusu itibariyle okuduğum ilk kitaptı sanırım son olacak. Kitap sürükleyici ama Ayşe Kulin'in diğer kitaplarından aldığım tadı alamadım. Yusuf ile Züleyha Nazan Bekiroğlu anlatımıyla güzeldi.

Ocak Ayı Kitaplarım:
  1. Kış Bahçesi
  2. Cerrah
  3. Kayıp Sembol
    Kış Bahçesi başlarda biraz sıkıcı sonrasında elimden bırakamadığım hüzünlü bir hikayeyi anlatıyor. Bir anne ve iki kızının ilişkisinden bahsediyor. Çok beğenmedim ama okuduğuma da pişman olmadım.
    Kayıp Sembol romanındaki bazı düşünceler benim düşünce yapıma uymadığı için beğenmedim. Yazarın diğer kitaplarını daha severek okumuştum.
    Cerrah sürükleyici,  polisiye gerilim sevenler için ideal kitaplardan.

Şubat Ayı Kitaplarım:
  1. Mart Menekşeleri
  2. Gördüğüne Asla İnanma
   Mart Menekşeleri akıcı, film tadında bir kitaptı. Romanda bir kadının anlamadan dinlemeden aldığı kararlar ve hayatının bu kararlar neticesindeki değişimi anlatılıyor. Kendimize ders çıkarabileceğimiz bir kitap diyebilirim.
   Gördüğüne Asla İnanma kitabı henüz bitmedi.Umarım bu ay bitmeden listeye birkaç kitap daha ekleyebilirim..

Çocuklarımın Karne Sevinci


Kızlarıma pembe karneler hazırladım.


Oğullarıma yeşil karneler... Bu sene yine okulum değişti. Tabi ben çok zamandır yazı yazmadığım için bunu paylaşmamıştım. Yeni okulum ve yeni öğrencilerimle bir dönemi bitirdik. Birbirimize alıştık ve çok sevdik. Öğretmenliğin en güzel yanlarından biri sayısız çocuğunun olması..Onlarla paylaşımlarımız mesleğimi en güzel yapan şey.



Karnelerimi eğitimhanede Sevooş rumuzlu meslektaşımdan esinlenerek yaptım.Paylaşımları için çok teşekkür ediyorum.Ben biraz da kendimden birşeyler kattım, bu cici karne dosyaları çıktı ortaya.Çocuklar çok sevindiler, onların yüzlerindeki mutluluk bütün yorgunluğumu unutturdu.

4 Kasım 2012 Pazar

Pazar sabahı...

Pazar sabahından merhaba! Bu sabah bana biraz okul işi, bir kahve molası, kitapla geçen saatler getirdi... Nar Ağacı adlı kitaba başladım, şimdilik güzel gidiyor. Bakalım ne kadar sürede bitecek. Okul açıldığından beri okumaya bir türlü fırsat bulamamıştım umarım bu kitapla okuma saatlerimi arttırırım. Ayda en az iki kitap okuma kararı aldım bakalım ne kadar başarılı olabileceğim.

31 Aralık 2011 Cumartesi

2011'in son günü


Son gün son dem...Bir yıl daha geçti,neler getirdi neler götürdü ömrümüzden. Gözyaşları, mutluluklar, şaşkınlıklar, kırgınlıklar, kızgınlıklar,bekleyişler, umutlar ve umutsuzluklar. Şükür olsun rabbime, ailemle sevdiklerimle birlikte bir yıl daha görmeyi nasip etti. Hastalıklar da oldu bu sene ama derdi veren rabbim dermanını da verdi.Herşey için teşekkürler Allah'ım.
2012'den beklentim ailemle birlikte sağlıklı, huzurlu, mutlu, umutlu bir yıl! Bir de dünyalar tatlısı bir bebiş...

9 Aralık 2011 Cuma

Eşsiz Güneş...


Yine bir hafta göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Çalıştığım için midir bilmem haftalar su gibi akıp geçiyor. Cuma akşamına, hafta sonu sevinci ve yorgunluk kalıyor. Çok yorucu bir meslek benimki ama yine de seviyorum. Çocuklarımla yaşadığım o özel anları hiç unutamam!
O özel anlardan birinde, Hayat Bilgisi dersinde çocuklara eşsiz olmak ne demek diye sordum. Korayım'ın cevabı: Kocası olmayana eşsiz derler öğretmenim:) Bütün sınıf güldük bu cevaba. Aslında doğru bir bakış açısı ama ben güneşin, ayın eşsiz olduğunu bir benzeri olmadığını ve bunun gibi kavramları anlatmak istemiştim. Bu cevaptan sonra hangi anlamda eşsizlikten bahsettiğimi anlattım çocuklara. Çeşitli örneklerle pekiştirdik. Dersin sonunda da güneş eşssizdir çünkü kocası yok diye gülüştük:)

En son ne okudum?


SERENAD
Maya Duran İstanbul Üniversitesinde Halkla ilişkiler bölümünde çalışmaktadır.Hayatı ABD'den gelen Alman asıllı profesör Maximilian Wagner ile karşılaşmasıyla büyük bir değişime uğrar. 60 yıl süren bir aşk hikayesi bu karşılaşmayla tekrar can bulur. Maya kendisi ve ailesi ile ilgili gerçekleri keşfeder...

Bu kitabı hiç sıkılmadan, büyük bir heyecan ve merakla okudum. Özellikle Max'ın ve Nadia'nın aşkı beni çok duygulandırdı. Zülfü Livaneli çok güzel bir eser çıkarmış ortaya. Ben de derin bir iz bıraktı. Kitaptan hoşuma giden bir bölüm:

''Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır.Bu nedenle gücü adalete veremedik,çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti.Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.'

1 Aralık 2011 Perşembe

Ama sen hep Nisa'yı kaldırıyorsun!


Bugün kasım ayında en çok yıldız alan öğrenciyi seçtik.Kasım ayı birincimiz Nisa oldu. Bu duruma en çok Mübüşüm (Müberra) bozuldu. Nisa en yakın arkadaşı olmasına rağmen çocukluk psikolojisi işte çok kıskandı.Öğlen sırada hiç pas vermedi bana. Dayanamadım; Ne oldu yavrum, niye suratını astın? diye sordum. Mübüşümün cevabı: Ama sen hep Nisa'yı kaldırıyorsun! Çocuk gözünden öğretmeni:)
Dedim ki sorduğum sorulara hep Nisa parmak kaldırıyor. Siz parmak kaldırmıyorsunuz ben de tek parmak kaldıran Nisa'yı kaldırmak durumundayım. Sen olsan ne yapardın? Parmak kaldıranı kaldırırdım öğretmenim. Öyleyse ne yapıyoruz daha çok çalışıyoruz...
Derse girdiğimde Mübüşüm gülücükler saçıyordu:)
Çok koşturmalı bir seneye başladım. İkinci sınıf olunca biraz rahatlayacağımı düşünmüştüm ama nerde!Çocuklarımın biraz daha büyümeye ihtiyacı var. Ben yaşlanacağım, onlar büyüyecek:)